Kayıtlar

Mayıs, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

bilinmeyene doğru

 dalgaların, büyük köpekbalıklarının, yırtıcı kuşların ve daha önce hiç görmediği buzul kayalıkların arasından ilerliyordu. ufacık teknesinde kendisine ne kadar yeteceğini bilmediği erzağı, gökyüzünde var olduğunu düşündüğü bir arkadaşı vardı. nereye gittiğini bilmiyordu. dört tarafı su, dört tarafı bilinmez, dört tarafı uçsuz ve bucaksız bir okyanustu. ilk zamanlar boyundan büyük dalgalarla boğuştu. kurtulduğunda başardığını hissetti. büyük köpekbalıklarıyla karşılaştığında çaresizdi. korkmuştu. onları atlattığında şanslı olduğunu anlamıştı. yırtıcı kuşların menziline girdiğinde elindeki sopaya tüm kuvvetini bahşetmişti. kuşları cızbız yapıp yerken, kendini güçlü hissetti. buzul kayalıklara yanaşmadan yol alabilecek bir kaptan değildi. denizci değildi. ama inanıyordu. pes etmeyecekti. yarın yemeğinin tükeneceğini biliyordu. ama pes etmeyecekti. ama her şey zordu. ama olsun o, pes etmeyecekti. bilinmeyene doğru yol alacaktı. gücü tükense şansı, şansı tükense aklı, aklı tükense göky...
 gözkapaklarım yorgunluktan kapanmak istiyor her dakika. ama kirpiklerim dik duruş sergiliyor. içgüdülerimin dışavurumu kirpiklerim. hayatımın ikilikleri bitmiyor bitmesine, her gün bir yenisi ekleniyor işte. kim sorumlu kim deli diye ehliyetine bakarken hukuk derslerinde, akşamları bir delinin varoluşunu yaşıyorum. keskin dönüşlerimde önüme hep biri çıkıyor, çarpıp geçiyorum.